İnfografik, Kariyer

Ben Bir Garip Yeni Mezunum, Diplomamın Yoktur Kıymeti

Dershanede ve okulda öğretmenler, evde aile büyükleri hep “üniversiteye kapağı bir atsan gerisi kolay” diyerek motive mi ettiler?

Sonra üniversitede “gerisinin kolay” olmadığını tecrübe etmek zorunda mı kaldınız? Zaten “üniversitede kızlar teklif ediyor” diye de kandırılmış mısınız?

Sıkı durun! Henüz en can sıkıcı kısımla karşılaşmadınız!

Yeni mezun” diye adlandırıldığınız süreç boyunca yaşayacağınız acıları tahmin ve tahayyül edemeyeceğiniz için, siz de benim gibi üniversiteyi bir an önce bitirmek için fazladan ne kadar ders varsa almış, ne kadar yaz okulu açılmışsa gitmiş olabilirsiniz.

İşte bu ahval ve şerait içinde dahi “yeni mezun” olmanın sızısını çekmeden bir sonraki aşamaya geçme ihtimaliniz babanızın sahibi olduğu işletme sayısıyla orantılı olarak yükselecektir. (Misal, benim babamın sahibi olduğu işletme sayısı sıfır olduğundan çektiğim acıyı 100 ile tanımlayabiliriz.)

Üzgünüm, moralinizi bozmak, keyfinizi kaçırmak, motivasyonunuzu düşürmek istemem. Tek isteğim, vaktiniz varken nasıl fark yaratacağınızı keşfedip harekete geçmeniz. İş hayatına girmek için mezuniyeti beklememek lazım. Her yıl sizinle birlikte onbinlerce kişi daha mezun oluyor. Oysaki yeni istihdam olanakları bu kadar hızlı artmıyor, emeklilik hızı bu kadar yüksek değil, ya da genç yaşta ölümler gibi daha “zor ama ihtimal dahilinde”ki “yeni pozisyon açıkları”ndan medet ummanın kazancı o kadar yüksek değil.

Karşınıza çıkacak zorlukları en az acıyla ve en yüksek başarıyla atlatmak için planınızı şimdiden yapmalı ve yol haritanızı belirlemelisiniz. Tek zorluk iş bulmak olmayacak. İş bulmaya faydası olabilecek veya hiç alakası olmayan bazı kriterler üzerinde de planınız olmalı. Örneğin networkünüzü zenginleştirmelisiniz. Finansal bir plan yapmalısınız.

Üzgünüm ama abartmıyorum.

30 yaş altındaki kişilerin %86’sı ilişki, para ve iş konularında kendini sürekli baskı altında hissediyor.

Y kuşağının sadece %32’lik bir kısmı stresle baş etmeyi başarıyor.

Bu olumsuzlukları yaşamamak için iş dünyasına adım atmak için mezuniyeti beklemeyin, staj yapın, part-time çalışın, ne iş olsa yapın, okulunuzdan mezun abilerle ablalarla tanışın, ilişkilerinizi geliştirin, her bayramda seyranda arayıp sorun, hocalarınızla ders dışında da sohbet fırsatı yaratmaya çalışın, üniversite kulüplerine partiler dışında da katılın, kampüs içindeki yarı zamanlı iş olanaklarını zorlayın vs…

Bahane bulmak kolay, “binlerce staj başvurusu yaptım ama hiçbirinden dönüş olmadı çünkü hep torpille staja alıyorlar” gibi sebeplerin arkasına sığınıp kendi başarısızlığını örtbas etmek kolay. Zor olan, her yıl bu ülkede binlerce öğrencinin torpilsiz tanıdıksız staj yapıyor olduğu gerçeğini kabullenmek ve “ben neyi eksik yaptım da onlar arasına giremedim” diye kendini sorgulamaktır.

Gerçekle yüzyüze gelmekten hoşlanmayız hiçbirimiz. Üzgünüm ama; durum böyle…

mezun-olduktan-sonra

 

Sizin Görüşünüz: