İnfografik, İnsan Kaynakları, İş Hayatı

İnsanlar İşlerini Değil Yöneticilerini Bırakır!

Ne yazık ki işsizlik oranlarının yüksek olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Çalışırken dışarıda çok fazla fırsat var gibi görünüyorken, istifa ettikten sonra aynı seviyede bir iş bulmak bile aylar sürebiliyor. Bu yüzden de iş bulamayan ve özellikle ailesini geçindiremeyen kişilerde psikolojik bunalımlar, hatta intihar vakaları bile görüyoruz. İşsizlik döneminde her geçen gün umutsuzluğun arttığı yadsıyamayacağımız bir gerçek.

Yaşı genç kişiler daha kolay istifa edebiliyor

“İnsanlar işlerini değil yöneticilerini bırakırlar” diye bir deyiş vardır bilmem duymuş muydunuz… Türkiye’de aslında yönetici tutumu biraz sert, çalışma koşullarıyla ilgili yaptırımlar genelde tepeden inme bir hiyerarşi içinde geliyor. En tepedeki kişi de genelde çalışan mutluluğundan çok mali raporları önemsediğinden aslında ortaya istenmeyen bir “patron tutumu” tablosu çıkıyor. Böyle olunca da iş bulmadan istifa etme durumu daha sık yaşanıyor, çünkü genelde kişi, “dayanamayacak noktaya” geldiğinde çok fazla enine boyuna düşünmeden işten ayrılıyor. Bunun yanında yaş ortalaması da önemli bir kriter. Yaşı daha genç olan kişiler, yani geçim sorumluluğu pek olmayan veya az olan kişiler kendini garantiye almadan istifa etmeye daha eğimli oluyorlar.

İstifa etme nedenleri arasında en sık karşılaştıklarımız yönetici ile uyum sağlayamama, daha yüksek maaş teklifi alma, kariyer olanakları açısından gelecek görememe, kurum içinde kendini değersiz hissetme gibi sebepler. Hem milli gelir, hem iş yerinde mutluluk olarak bakacak olursak, dünya genelinde en mutlu çalışanların, Danimarka, Kanada, Norveç gibi ülkelerde olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin yeri genel mutluluk oranları göz önüne alındığında ortalamanın üzerinde zira Çin, Şili, Hong Kong gibi iş gücünün zor koşullarda hayatlarını sürdürdükleri ülkeler de kıyaslamaya dahil.

İstifalarda aile ve çevre baskısı ne boyutta diye bakacak olursak da;  Türkiye şartlarında özellikle kadın çalışanlarda aileden gelen baskı ile istifa etme oranlarının çok yüksek olduğunu görüyoruz. Örneğin, bir dönem Türkiye’nin en köklü ve büyük otel zincirlerinden birinde çalışıyordum. Güvenlik görevlisi pozisyonu için çok beğendiğimiz ve tüm şartlarda anlaşma sağladığımız bir kadın aday son anda “babasının otelde çalışmasına izin vermediğini” belirterek anlaşmamızı iptal etti. Bu tür durumları çok sık görüyoruz. Çalıştığı yerden, yaptığı işten bağımsız olarak, bir kadının sadece çalışıyor olmasının bile sıra dışı görülmesi sorunu maalesef henüz aşılabilmiş değil.

Sektörel olarak Türkiye’deki durumu incelemek üzere Towers Watson’ın yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de en fazla istifanın olduğu sektör %17’lik bir oranla Tekstil/Konfeksiyon, bu sektörü Teknoloji ve Telekomünikasyon takip ediyor. İstifanın en düşük olduğu sektör ise %1’lik oranla Enerji ve Kimya sektörü.

 

is-degistirmek

Sizin Görüşünüz: