İnfografik, Pazarlama

Marka İletişiminde Glokalizasyon Dönemi

Kapitalizmin kavramlarıyla konuşmaya devam ettiğimiz güzel çağımızda yeni bir kavram ile daha tanıştık. Globalizasyon kavramını yeni yeni cümle içinde doğru kullanmayı öğrenmiştik ki yeni bir kavram daha çıktı karşımıza: Glokalizasyon.

Peki nedir bu Glokalizasyon dedikleri?

Küresel pazarda rekabetin üst seviyelere çıkmasıyla markalar varlığını sürdürebilmek için uluslararası reklamlara yoğunlaşmıştır. Yerel değerleri dikkate almaksızın sürdürülen standardize edilmiş pazarlama stratejileri tüketiciye yeterince dokunamaz olmuştur. Bunun bir sonucu olarak özellikle son on yılda glokalizasyon kavramı gücü eline almıştır. En genel anlamıyla global ve lokal kelimelerinin bir karışımıdır. “Küresel düşün yerel davran.” sloganını benimseyen yeni bir pazarlama terimi olarak çıkıyor karşımıza

Glokalizasyon, markaların  küresel imajını bozmadan  yerelde uygulamaya geçildiğinde her ülkenin dolayısıyla pazarın dil, kültür, aile yapısı gibi birtakım dinamiklerine özgü strateji belirlemek olarak okunabilir. Örneğin Nescafe dünyanın her yerinde sloganını tadı, aroması ve paylaşılan anların mutluluğu olarak belirlerken Tayland’da ise rahatlama, günün stresinden arınma içeceği olarak sunulur. Ya da Coca-Cola‘nın 50.yıla özel olarak ismini Türkçe yazması glokalizasyonun en güzel örneklerindendir. Böylece Türkiye pazarına seslenmekte ve Biz’den biri olduğunu söylemektedir.

Bu noktada aşağıdaki infografikte yer alan araştırma sonuçlarına da yer vermek faydalı olacaktır. Örneğin, pazarlamacıların %57si yerel pazarlama stratejilerinin karlılık ve büyüme açısından önemli olduğuna inanıyor ve bu yüzden yerel reklam harcamalarının 2017 yılına kadar artacağı öngörülüyor.

Glokal reklam kampanyaları iki şekilde yapılabilir:

  • Sadece o ülkeye özgü yeni bir ürün hazırlanması ve reklamının yapılması. Buna örnek olarak McDonald’s‘ın KöfteBurger’i ya da Doritos’un Alaturka cipsleri verilebilir.
  • Diğer yöntem ise, tanıtılacak olan ürünün reklamlarında ülkeye özgü değerlere yer verilmesi şeklindedir. Buna örnek olarak Lay’s ya da Coca-Cola gösterilebilir.

Temsil ettiğiniz markanın küresel dilini korumalı ama yerel değerleri benimseyen yeni bir dil geliştirmelisiniz. Böylece marka ile tüketici arasında duygusal bağ kurulmuş olacak. Lokal anlamda önemli duyguların saptanması ve ona uygun bir marka dilinin geliştirilmesi, marka iletişimi için önemlidir. Uluslararası markaların Ramazan ayına özel hazırladığı reklamlar ya da  yukarıda gördüğünüz Coca-Cola’nın Hindistan’daki reklam kampanyasına ait görüntü bunu en iyi şekilde anlatıyor. 😉

Uzmanlara göre, pazarlama ve satış söz konusu olduğunda hatırlanacak olan “Ne  söylediğiniz değil; nasıl söylediğiniz ve tüketiciye nasıl hissettirdiğiniz.“dir. Glokal düşünüm sayesinde hedef kitleyi doğru anlamak ve “biz” olgusunun geliştirilmesi, tüketici bağlılığını da beraberinde getirecektir.

yerel-lokasyon-pazarlama

 

Sizin Görüşünüz: