İnfografik, İş Hayatı

Zaman Yönetimi ile 24 Saat Hiç de Kısa Değil!

Sürekli “hiçbir şeye vaktim yok, yetişemiyorum, günler keşke 24 saatten uzun olsaydı” diyenlerden misiniz? Merhaba, ben de sizdenim. 🙂 Aslında 24 saat hiç de kısa değil ancak biz zaman yönetimi konusunda pek iyi olmadığımızdan bize yetmiyor.

Çalışanların 3’te 1’inin iş stresi yüzünden mutsuz olduğu bir dönemdeyiz. Sürekli oradan oraya koşturuyor, diğer yandan özel hayat-iş hayatı arasında denge kurmaya çalışıyoruz.

Aşağıdaki infografik ise bizlere bu konuda yol gösteriyor. Öncelikle yapılacak işlerin bir listesini oluşturup kendi ilgimizi çekecek bir hale getirmek gerekiyor. Bir ajandaya not alıp sonra o ajandayı aylarca aynı çekmede kapalı tutmayacağız yani. Gözümüzün önünde olacak ve tamamladığımız işlere bir tik atacağız. Atılan tikler, yani tamamlanan işler çoğaldıkça motivasyonumuz artacak, yeni tikler atmak için daha çok çabalayacağız. Ben denedim, işe yaradı. 🙂

Yeni bir e-posta geldiğinde hemen cevaplamak yerine kendine 5 dakika zaman tanı. Bu arada o an yaptığın işe devam ederek bir yandan da nasıl bir cevap vereceğini kafanda tasarlayabilirsin.

İleri tarihli zor bir projen varsa her gün bir yarım saat ayır ve neler yapacağını düşün. Son haftaya sıkıştırmamak için zamanını iyi değerlendir.

Birçok farklı görevi bir arada gerçekleştirmen gereken bir görevin varsa program yap. Hangi saatler arasında hangi işle ilgileneceğini belirle, bu arada yeni bir iş gelirse onu da önceliklendirme programı dahilinde listeye ekle.

Yaptıklarını takdir eden e-postaların varsa onları ayrı bir klasörde tut, kendini demotive olmuş hissettiğin anlarda açıp bak.

Velhasılı, olay programlamada bitiyor. Zamanı yönetmek için programlı ilerlemek ve programın dışına çıkmamak gerekiyor. Tabii bu arada programı “günde 3 saat Facebook’ta vakit harcamak, 4 saat oyun oynamak, 2 saat film seyretmek” gibi düzenlememeye de dikkat etmek gerekiyor. 🙂
cok-degil-akilli-calismak-gerek

Sizin Görüşünüz: